PAYLAŞ
Dua Lupo

Çok iddialı bir başlıkla giriş yapmış olabilirim çünkü zevkler ve renkler mevzu bahis fakat 2 Haziran‘da çıkan bu albümün, bu yazın albümü olacağına adımın ne olduğundan daha çok eminim.

Henüz 21 yaşında olan İngiliz-Arnavut asıllı Mezzomuz 14 yaşında Christiana Aguleria ve Nelly Furtado coverlarıyla Youtube kariyerine başlıyor. Sonrasında Londra’ya taşınıp model oluyor ve şimdi ise bu yazı sallayacak bir albümle piyasaya ilk albümünü sürüyor. Be The One ve Hotter Than Hell ile zaten geçen yazı domine etmişti ki bunu bence kimse inkar edemez.

Kendi ismini taşıyan albümü Genesis adında Dua’nın boğuk sesini dibine kadar hissedeceğimiz soft ama sağlam bir parça ile başlıyor. Albüme giriş için iyi bir şarkı olmuş bence çünkü sizi bir anda yükseltmiyor, yavaş yavaş vermiş dozu. Albüm, en az sevdiğim şarkısı olan Miguel düeti Lost in Your Light ile devam ediyor. Bazı şarkılar vardır sizi içine çekmez hani bitse de gitsek moduna sokar. O şarkı boyunca bambaşka bir şarkı ile ilgilenip şarkının beyninizde çok çalmamasını istersiniz. Bence bu öyle bir şarkı. Hani dinlenir ama belki 2 kere 3.’ye sıkılabilir insan. Dediğim gibi albüm dozu yavaş yavaş artırmış. Bir anda içine çekmemiş. Bu 2 şarkıdan sonra eski şarkılar olan Hotter Than Hell ve Be The One ile bayağı bir yükseliyorsunuz.

Be The One’dan sonra IDGAF sizi biraz düşürür gibi olsa da aslında hayır, sadece ufak bir nefes molası vermenizi sağlıyor. IDGAF ile biraz nefes alıp sözlerin etkisine kapılır giderken ki benim en çok beğendiğim kısmı da bu; şarkı sözleri. Günümüzde genel olarak insanlar basit sözler yazıyor artık. “Seni sevdim ama sen görmedin şimdi çok üzgünüm” tarzı ve bunlar gerçekten artık insanın müziğe olan inancını ve şevkini kaybetmesine neden oluyor. Çünkü günün 15 saati Pink Floyd dinleyebilecek olsanız da 2017 yılında çıkan şarkıları da merak ediyorsunuz ve biraz da gündemden geri kalmamak adına dinliyorsunuz. Dua Lipa piyasayı domine eden teen şarkıcıların aksine sözler konusunda sağlam bir müzisyen. Basit cümleler yerine gerçekten güzel, insanı düşündürebilen ve hayal kurduran şeyler yazmış. Yani bir şarkının basit sözler yüzünden salakça dilime dolanmasındansa burada ne diyor diyerek kendi hayatımı düşünmeye itmesini tercih ederim. Çok uzatmadan IDGAF’ta verdiğimiz mola Blow Your Mind ile bizi tekrar maratona sokuyor ve ister yatağımızda ister salonun ortasında isterseniz plajın ortasında herhangi bir yerde dans etmeye başlıyorsunuz.

Albümün bundan sonrası biraz daha aşk acısı, durgunluk, sessizlik durumuna gömülmüş. Zaten Dua Lipa gibi boğuk ses sahip müzisyenlerin durgun şarkılar söylemesi yasaklanmalı bence. Çünkü böyle dramatik bir sese sahip olduğunuzda sadece “Üzülüyorum.” cümlesi bile sanki ciğerinizi söküyormuş gibi hissettiriyor. Garden da bunlardan biri. Ciğer söken bir şarkı olmuş kendisi. Bunun en büyük sebebi de o dramatik sesle söyleniyor olması. Bitter çikolata tadındaki Dua’nın sesi Garden ile vurduğu yetmezmiş gibi No Goodbyes ile darbelerini indirmeye devam ediyor. Thinking ‘Bout You ile de öldürücü vuruşu yapıyor. Bu çok hoşlaştığım bir durum değil aslında. Yani bu kadar durgun şarkıyı üst üste vermek dinleyici yorabilen bir durum. Bazılarımız belki sorun etmeyebilir ama bunu sorun etmeyecek bazıları için değil de genele yayarak bir sıralama yapılması daha güzel olabilir ki bence albümlerdeki şarkı sıralaması gerçekten çok önemli. Albümü yavaşça yükseltip yavaşça indirebilirsin ya da yükseltir aralara birkaç durgunluk katar güzel bir mix hazırlarsın. Özellikle albüm bir hikaye anlatmıyorsa bence şarkı sıralamasını iyi ayarlamak gerçekten çok önemli. Hikaye anlatıyorsa zaten yapabileceğin bir şey yok. Bu albümün tek sevmediğim tarafı sıralama sorunu oldu.

Konuya geri dönersek Thinking ‘Bout You’nun vuruşundan sonra New Rules ve Dua’nın isyankar sesi ile dinleyici havaya sokulmaya çalışılmış. Çünkü şarkı terkeden sevgilinin ardından yapılmaması ve yapılması gerekenler hakkında bahsedilen kurallarla alakalı ve oldukça bir isyankar şarkı bir anda eski sevgilinize küfür içerikli mesajlar atıp bir daha aramamasını söyleyebilirsiniz uyarmadı demeyin. Yine de sözleri güzel olsa da melodik olarak sizi içine çekmeyen biraz yüzeysel bir şarkı olmuş.
New Rules’tan sonra yine hafif isyankar hafif mod düşüren Begging sanırım albümdeki 3. en sevmediğim birkaç kere dinledikten sonra albümü başa aldığımda geçtiğim şarkılardan biri oldu. Hani böyle bazı şarkılar sizi çekmez böyle melodisinde bir eksik vardır bir yüzeysellik işte bu da onlardan. Bir de birkaç şarkının alt yapısı birbirine çok benzer olduğundan sanırım o da beni çok duydum bu melodiyi durumuna getirdi. Yine de albümün geneline bakacak olduğumda bunlar çok da rahatsız etmedi.
Albümün 12. şarkısı Homesick ise albümün zirve şarkısı çünkü Chris Martin faktörü var. Dua albümünün çıkışını ertelemişti ve bunun büyük bir isimle çalışmasından kaynaklı olduğunu duyurmuşlardı. Sanırım o isim Chris ve o şarkı da bu. Şarkının sözleri beni Chris yazdı diye bağırırken biraz klasik bir Coldplay şarkısı gibi gelerek albümden de farkını ortaya koyuyor. Yine de şarkı o kadar güzel ki gerçekten bir sonraki single olmazsa ve bu şarkıyı harcarlarsa üzülürüm. Ev temalı şarkıların her zaman gideri vardır. Çünkü hepimiz her zaman bir yerlere ait hissetmek isteriz.

Albüm yarısından sonra sizi bir yükseltip bir alçaltıyor. Homesick’ten sonra Dreams sizi yükseltirken Room For 2 düşürüyor fakat o kadar sakin düşürüyor ki sanki yüksek bir yerden bir kuş tüyü gibi yavaşça yere doğru alçalırken kendinizi en sonunda bir yatakta buluyorsunuz ama bir anda değil böyle önce beliniz sonra bacaklarınız ve en sonunda yavaşça kollarınız değiyor yatağa ve öylece bırakıyor sizi. Bıraktığı yerde de New Love devreye giriyor ve sizi orada tutmaya devam ediyor. Sanki -en azından benim için- tekrar 17 yaşına dönüp yatağımda öylece kulaklıklarımla müzik dinliyormuşum ve 2 gün önce gözlerimi alamadığım çocuğun kim olduğunu düşünüyormuşum gibi hissettiriyor. Dua Lipa ise bu şarkı için “Klasik bir karşılıksız aşk şarkısı gibi görünse de aslında müzik piyasasında yerini bulurken korkularıyla yüzleşmenin önemli olduğunu düşündüğü bir şarkı.” olduğunu söylüyor. 17 şarkılık uzun bir albüm olan Dua Lipa’nın son 2 şarkısı Bad Together ve Last Dance. Açıkçası olsalar da olmasalar da albümde benim için bir şey değişmezdi. Last Dance biraz daha olsa iyi olur hissi yaratsa da Bad Together olmasa da olurmuş.

Albüm uzun bir albüm fakat güzel şarkılar yapalım, hepsini piyasaya sürelim gibi olmamış. 17 şarkıda Dua’nın müzikal yeteneğinin ne kadar değişebileceğini, sesiyle neler yapabileceğini göstermişler. Her şarkıyı aynı söylemiyor ki bazı şarkıcıların her şarkısı size aynıymış gibi gelir çünkü sesi tekdüzedir ama hayır Dua’nın sesinin yapabileceği her şeyi vermişler albümde ve bu yüzden uzun bir albüm olması sizi sıkmak yerine merak ettiriyor. Ne kadar birkaç şarkıyı çok sık dinlemeyecek olsam da albümde herkes için bir şarkı var. İşte burada zevkler ve renkler giriyor devreye. Albüm herkese hitap edebilecek bir albüm olmuş.

O zaman sona geldiğime göre albümün linkini verip gideyim siz de dinleyin.

PAYLAŞ

Sen ne düşünüyorsun?