PAYLAŞ

Gabriel Garcia Marquez’in ölümünden sonra adını daha sık duymaya başladığımız büyülü gerçekçilik aslında sanatsal bir akım. Peki nedir bu büyülü gerçekçilik? Kısaca şöyle özetleyebiliriz: Gerçekçi olarak kabul edilmiş sanatsal akımların içerisinde normal şartlarda olmaması gereken sihir, büyü ve bunun gibi mantık dışı ögeleri de barındıran bir akım çeşidi. Tarihte ilk olarak Alman sanat eleştirmeni Franz Roh tarafından kullanılmış olsa da, daha sonra erken dönem yazarlarından günümüz yazarlarına kadar pek çok yazarın eserlerinde kilit nokta oldu bu akım. Eğer siz de fantastik kitapları okumaktan sıkılıp yeni tatlar arayışındaysanız ama sihirden de tam anlamıyla kopamıyorsanız bu liste tam size göre!

1Yüzyıllık Yalnızlık-Gabriel Garcia Marquez

Açılışı Marquez ile yapmıştık, ilk örnekte de onunla olmasak olmaz. En popüler kitabı, yani “Yüzyıllık Yalnızlık” bu akımın mükemmel örneklerinden biri. “Bu romanı dikkat ve keyifle okuyan, hiç şaşırmayan sıradan insanlar tanıdım. Şaşırmadılar, çünkü ben onlara hayatlarında yeni olan bir şey anlatmamıştım, kitabımda gerçekliğe dayanmayan tek cümle bulamazsınız” diyen Marquez bu eserinde Kolombiya’daki hayali bir kasaba olan Macondo’yu ve bu kasabanın kurucusu olan Bucondia ailesini anlatır.

2Koku-Patrick Süskind

  1. Yüzyıl Fransa’sında geçen bu kitabın esasen bir de harika bir film adaptasyonu var. Çoğumuzun akıllarında son sahnesiyle yer etmiş bu filmi seviyorsanız, kitabına kesinlikle bir şans vermelisiniz.

3Babil Kitaplığı-Jorge Luis Borges

Latin Amerika edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Borges’i anlamak için tek kitabını okumak yetmeyebilir. Ancak okumaya bu kitaptan başlayabilirsiniz. Borges bu kitabında kozmik ve sonsuz bir kütüphane yaratıyor. Fakay bu kütüphanede okunabilir kitapların yanı sıra okunması mümkün olmayan kitaplar da bulunuyor. Hiçbir mantık çerçevesine uymayan bu kitaplar, okuyucuyu kitapları okunabilir bir hale getirmek için yollar bulmaya sürüklüyor.

4Sevgili Arsız Ölüm-Latife Tekin

Büyülü Gerçekçilik denildiğinde Türk edebiyatında akla gelen ilk isim şüphesiz Latife Tekin oluyor. Ustalıkla kullandığı üslubu ile Alacüvek köyündeki insanları ve onların cinlere, büyülere adanmış hayatlarını anlatılıyor bu kitapta. “Elinizdeki roman bu direnişim için aralarında büyüdüğüm insanların bana armağanıdır. Keşke onu daha soluk soluğa, daha parçalanmış bir teknikle, daha erken yazabilseydim” diyor Latife Tekin. Kim bilir belki siz de okurken kendinizden bir parça bulursunuz.

Ve sıradaki. #sevgiliarsızölüm

A post shared by burcistan🍁 (@fototerapist) on

5Butimar- Kaan Murat Yanık

Son zamanlarda edebiyat dünyasının dikkatleri üstüne çeken ismi Kaan Murat Yanık. Kendisi hem şair hem yazar. Hayaller ve halisünasyonlarla beraber bir psikiyatrı anlatıyor son kitabında. Daha fazla ayrıntıya girip spoiler vermek olmaz diyor sizi en yakın kitapçıya yönlendiriyoruz.

 

PAYLAŞ

Sen ne düşünüyorsun?