PAYLAŞ

Iyeoka ile KüçükÇiftlik Bahçe’de gerçekleşecek Greenify Festival öncesi sohbet etme şansı yakaladık. Gerçekten onun enerjisine, inançlarına, özgünlüğüne ve idealistliğine hayran olmamak elde değil. Biraz yeni projelerden, biraz aktivist yönünden biraz da hayatından konuştuk.

Sizi de bu keyifli sohbetten mahrum bırakmamak için aşağıya bırakıyoruz. Soğuk kahvenizi en büyük bardağınıza koyun ve akşam ki konserden önce okumaya başlayın.

Iyeoka öncelikle bize zaman ayırdığın için çok teşekkürler. Burada seninle beraber aynı atmosferi paylaşıp sohbet etmek gerçekten çok keyifli. :) Sen de bildiğimiz üzere Türkiye’yi çok seviyor ve sık sık konser turnelerinde bizi ziyaret ediyorsun. Türkiye’de bu kadar sık konser vermenin özel bir sebebi var mı?

Burada bulunmaktan dolayı heyecanlıyım. Müziğimi burada sizlerle paylaşmaktan memnunum. Türkiye’ye çok fazla konser vermemin sebebine gelirsek. Elbette ki ben de özel bir yeri var. 2011 yılında ilk defa Youtube’dan yüksek bir oranda izlenme elde ettik ve bu izlenmenin büyük bir çoğunluğu Türkiye’den ve Avrupa’dandı. Bu sebeple bu noktalara turnelerde odaklanmış durumdayız.

Türkiye’de sahne aldığımda bunu hissediyorum. İnsanlar şarkıların sözlerini çok iyi biliyorlar. Bu bizim için büyük bir şey. Burada olmayı seviyoruz ve yaklaşık 5 yıldır kesintisiz Türkiye konserlerimiz devam ediyor. Güzel bir deneyim. Birlikte hayatı kutluyoruz. Hepimiz aslında bunun bir parçasıyız. Sosyal medya özellikle bu işin büyük bir parçası. Youtube, Instagram derken insanlarla sürekli bağlantıda kalıyoruz ve neyi sevdiklerini öğreniyoruz. Özellikle Türkiye’de Gold parçalarının sevildiğini böyle öğrendik.

Harika! Peki bu güzel şarkıların ilhamını nereden alıyorsun?

Ben ufak şeylere dikkat ederek ilham alırım. Örneğin semboller. (Odadaki barış sembolünü göstererek konuşmaya devam ediyor.) Kalbimde derin bir bağ oluşturan semboller üzerinden ilham alıyorum. Benzer sembolleri sanatıma yönlendirmeyi seviyorum. Kitaplarımda, şiirlerimde, şarkılarımda bu ilhamı insanlarla paylaşmayı seviyorum.

Gelecekte seni nasıl bir proje içinde göreceğiz? Aklında veya şu anda üzerinde çalıştığın bir proje var mı?

Halk şarkılarını çok seviyorum. Amerikan Folk, farklı kültürlerin müzikleri ve tabii Nijerya folk özellikle. Gelecekte ki projem ise bu tarzda şekilleniyor. Yeni şarkımın adı ‘Tremble’ olacak.

Biraz daha açmak gerekirse; 1800’lerden gelen Afrikan-Amerikan kölelerin anonim yerel şarkılarını kendi sözlerimle adapte etmek istiyorum. Kim olduklarına dair hiçbir fikrimiz yok, isimlerini bilmiyoruz ama müziklerini duyabiliyoruz. Tarihi bir mesele bu. Birçok müzisyen ve sanatçının hayali zaten kelimelerinin zamanın içinde yolculuk edebilmesidir. Zamana dokunabilmesi… Şu anı yaşıyoruz bu hayatta. Nijerya kültürü geniş bir kültürdür. Yerel şarkılarda sudan, besinden ve yeşilden bahsedilir. Küresel olarak önemli konular, mesajlardır. Bunun hakkında yazabilirim, konuşabilirim, şarkı söyleyebilirim. Ülkelerde neler olduğunu görüyoruz. Barışın mümkün olduğuna inanıyorum. Bu mesajları paylaşma zamanıdır benim için.

Ünlü olmadan önce kimdin, nasıl bir hayatın vardı? Ünlü olduktan sonra neler değişti?

Benim hayatımda her zaman sanat vardı… Ben bir şairim her şeyden önce. Aynı zamanda eczacıyım da. Tam olarak 20 yıldır. Ünlü olduktan sonra ise daha fazla kişiye sesimi duyurma şansı elde ettim. Artık bir eğitim danışmanlığı üzerine bir şirketim var. Amerika’da bulunuyor. Sağlığımızı korumak için, vücudumuza nasıl bakmamız gerektiği konusunda çalışmalar yürütüyoruz. Sağlık önemli bir konu. Özellikle gözlemlediğim kadarıyla müzisyenler açısından. Yaptıkları hatalardan çok şey öğrendim. Kullandıkları maddelerden falan. Amy Winehouse gibi… Erken yaşta ölümlerine sebep olan şeyler. Ben de bu konuda bildiklerimi, mesleki yetilerimi genç nesille paylaşmak istiyorum. Hataların önüne geçmek istiyorum. B.B.King gibi olabilirsiniz aslında. 90 yaşında veda etti hayata. Bu çok güzel bir şey.

Iyeoka

Birçok konuda duyarlı olduğunu ve aslında aktivist olduğunu biliyoruz. Seni aktivist olmaya iten duygu neydi peki?

Üçüncü Dünya ülkeleri özellikle etkiliyor bu pozisyonumu. Nijerya ve Türkiye gibi. Yoksulluk büyük bir sorun. Eğitim en önemli konu. Paran yoksa bir hiç gibi hissedersin. Ancak eğitim alırsan veya bir şekilde eğitim hakkını elde edebilirsen, dil öğrenirsen, çalışırsan ya da kitap okursan yoksulluktan o kadar hızlı kaçabilirsin. Çünkü iletişim ve edebiyat bu işin anahtarıdır, şarkılar dinleyerek bile dil öğrenebilirsin burada da biz devreye giriyoruz müzisyen olarak. Bu konulardan bahsetmeyi görev edindim. O sebeple eğitim danışmanlığı işi yapıyorum.

Son olarak GerekeniYap üzerinden Türkiye’deki fanlarına iletmek istediğin bir şey var mı?

Türkiye’deki severlerime gelecek olursam, onlarla bağlantıya geçmek istiyorum. Instagram’dan beni takip etsinler. Gold albümündeki favori parçalarını öğrenmek isterim. # kullanarak favori parçanızı benimle paylaşın.

Iyeoka

PAYLAŞ

Sen ne düşünüyorsun?