B

Bize Kendi Korkularımızı Anlatan Kitap!

Neredeyse hepimiz ister istemez toplumun içinde olan ve az çok toplumun kurallarına göre yaşamak zorunda kalan bireyleriz. Özellikle şehir yaşamının içinde bu kurallar silsilesine daha çok maruz kalıyoruz. Bu da halihazırda var olan sistemin bizlere yüklediği “görevler” demek. Peki nedir bu görevler? Çocukluktan başlayarak; önce prestijli lise ve üniversitelerde okumak, sonra prestijli işlerde çalışmak ve sonuç olarak yaş ilerledikçe işimizde yükselerek güzel bir pozisyon, yani statü sahibi olmak. Toplum tarafından kabul edilmiş ideal yaşam bu iken, biz de toplumun bir üyesi olarak bu ideale ayak uyduramadığımız her an içimizde bir endişe hissi oluşuyor.

Gelgelelim bizim bu yazı özelinde ilgilendiğimiz konu, statüye ulaşamamanın bizde yarattığı hisler. “Ya sevilmezsem?”, “Ya bana saygı duyulmazsa?”, “Ya kabul edilmezsem?” gibi sorular bizi kendimizi gerçekleştiremeyeceğimiz düşüncesine itiyor. Bu sebeple kendimizi sürekli bir iktidar ve güç arayışında garip bir keşmekeşin ortasında buluyoruz. Bu hissi yalnızca birey olarak değil, toplum ve devletler seviyesinde de yaşıyoruz.

Alain de Botton Statü Endişesi isimli bu kitabında kendimizle ilgili düşüncelerimizin kaynağının özünde “diğerlerinin bizim hakkımızda ne düşündüğü” kaygısından kaynaklandığını ve bu kaygıların hangi yöntemlerle aşılabileceğini anlatıyor. Anlatımında bu endişeye göğüs germiş çeşitli filozofların, sanatçıların, şairlerin hikayelerinden besleniyor.

Eğer siz de bir gün çarklar arasında kaybolduğunuzu hissederseniz bu kitabı mutlaka okuyun, en azından içinizi bir nebze rahatlatacaktır.

Categoriesİnceleme

Sen ne düşünüyorsun?