H

Hem Savaşçı Hem Sanatçı: Aurelia

Melbourne’ün bağrından kopup gelen, farklı sesi ve vokaliyle cümle alemi büyüleyen Aurelia ile naif bir röportaja imza attık. Hayattaki en büyük tutkusu dövüş sanatları olan Aurelia, ikinci sıraya ise müziği koyuyor. American Blues Music Ödülleri’nde boy gösteren ve tarzıyla listeleri altüst etmeye niyetli olan bu kızın savaşçı kişiliği sanatına da yansıyor doğrusu! Buyrun hikayeyi bir de ondan dinleyin…

Selam! Bizimle röportaj yaptığın için teşekkür ederiz! Öncelikle bize kendinden bahsedebilir misin? Nasılsın?

Merhaba! Sizlerle röportaj yapmak harika. Melbourne, Avustralyalı bir sanatçıyım. Tutkuyla bağlı olduğum iki şey var, müzik ve dövüş sanatları. Beni muhtemelen bunlardan birini yaparken bulabilirsiniz!

Bir ilham perin var mı yoksa tamamen havana göre değişiyor mu? Şarkılarına ilham veren şey nedir? Seni birazcık stalklarken dövüş sanatlarına ilgin olduğunu gördük bir de! 🙂

Ortaya bir parça çıkarırken, buna ilham veren şey her zaman hisler oluyor. Ama ne hissi olduğuna dair pek fazla düşünmemeye çalışıyorum. Son birkaç senede bana güzel gelen şeyler ortaya koyma konusunda bir arzum olduğunu fark ettim; Bana umut veya özgürlük hissi yaşatan şeyler daha doğrusu.

Ayrıca evet… (Gülüyor) Dövüş sanatları hayatımın büyük bir parçası. İçimde tuttuklarımı bırakmam konusunda bana ilham oluyor ki sanırım bu da müzik yapma konusunda şahsi özgürlüğüme ekleniyor.

Bizim için neler hazırlıyorsun, şu aralar aklında olan bir şey var mı?

Evet, var! Hayalim canlı performans sergileyip dünyanın her yerinden müzikseverlerle iletişime geçmek. Yayınlanmasını dört gözle beklediğim birçok parçam var. Sanırım gelecek yıl müzikle dolu dolu geçecek bir yıl olacak.

Müzikle ilk etkileşimin nasıl oldu? Çocukluğundan beri içinde olan bir şey miydi yoksa sonradan mı etkilendin?

Doğrusu çocukken de kaderimin müzik olduğunu biliyordum. Uzun bir süre bundan kaçtım ama sonunda bu hisse karşı gelemedim. Sanki bir şey beni çağırıyordu ve zaman geçtikçe bu ses artıyordu. Müzik yaparken hissettiğim gibi hiçbir zaman hissedemiyorum, bunun için de minnettarım.

Müziğini nasıl tanımlarsın? Dinleyenlerine özellikle hissettirmek istediğin bir duygu var mı? Seni dinlerken nasıl hissetmelerini istiyorsun?

Bir an bile olsa onları rahatlatmasını istiyorum. Dünya çok deli dolu bir yer gibi geliyor bana ama içinde çok fazla güzellik ve iyilik de var. Bizim (insanların) içimizde de çok fazla aşk var. Bazen bunun farkına varamayacak kadar hızlı yaşadığımızı düşünüyorum. Birine 3.5 dakikalığına bile böyle hissettirebilirsem ne mutlu bana!

Aurelia müzik ve spor haricinde ne yapmayı sever? Nerelerde takılmayı, sohbet ederken bir şeyler içmeyi tercih edersin? Bize önerebileceğin bir yer var mı?

Müzik veya antrenman yapmıyorsam muhtemelen… Hayır, kesinlikle kahve içiyorumdur! Filtzroy, Melbourne’de Cafe Louis adında bir kafe var, bana cennetten bir köşe gibi geliyor. Ayrıca Melbourne’de muhteşem parklar var, oralara gidip çokça meditasyon yapıyorum, rahatlıyorum, bazen dans ediyorum hatta! (Çok fazla sıkıcı birine dönüşmeyeyim diye!)

Türkiye’deki dinleyenlerine söylemek veya eklemek istediğin bir şey var mı?

Sizleri çok sevdiğimi ve teşekkür ettiğimi söylemek istiyorum! Müziğimin okyanusları aşıp sizlere ulaştığını ve sizlerle bir bağ kurduğunu görmek benim için tarif edilemeyecek bir his. Umarım bir gün oraya gelip sizler için performans sergileyebilirim… Öpücükler!

Sen ne düşünüyorsun?