B

Beyoğlu’nun En Güzel Abisi Geri Dönüyor

Beyoğlu'nun En Güzel Abisi - Kitap

Türkiye’nin Agatha Christie’si Ahmet Ümit’in son kitabı “Beyoğlu’nun En Güzel Abisi” her zamanki gibi çok konuşuldu ve yine çok okundu. Ben de her zaman ki gibi sakin kafayla okumak ve kitabın tadına varabilmek için suların durulmasını bekledim.

Ahmet Ümit’i “Sis ve Gece”den beri ilgiyle takip ediyor ve bütün kitaplarını ıskalamadan okuyorum.  Bu nedenle rahatlıkla kendisi ile ilgili girişteki “Türkiye’nin Agatha Christie’si” tanımını kullandım. Genelde sevdiğiniz yazarlarla karşılaşmanız büyük hayalkırıklığı ile sonuçlanır. Bunun şimdiye dek bendeki yegane istisnası Ahmet Ümit oldu. Zira gerçek hayatta da son derece mütevazi ve doğal bir portre çiziyor. Yine de kendisine iltimas geçmeden kitap hakkındaki düşüncelerimi kısaca özetleyeyim:

Ahmet Ümit’i son birkaç kitaptır gündemle paralel konuları seçmesiyle biraz da önyargı ile okumaya başlamıştım. Açıkçası okuduğum en lezzetli son kitabı Beyoğlu Rapsodisi’ydi. Sonrasındaki seçimleri biraz garipsesem de itiraf edeyim ki Başkomiser Nevzat’ı bayağı özlemiştim. Gezi Parkı olayları süresince kitabın yazımı da tam hızla devam ederken ister istemez kitapta konunun geçeceğini ve yine gündemle özdeş bir roman okuyacağım önyargısına sahiptim. Ama bu defa güzel bir sürprizle karşılaştım. Kitap şu güzel cümle ile başlıyor:

[quote_center]Aşk, hayatı; cinayet, ölümü sıradanlıktan kurtarır![/quote_center]

Beyoğlu’nun En Güzel Abisi, 2014 Yılbaşı Gecesi Tarlabaşı sokaklarından birinde bir erkek cesedinin bulunmasıyla başlıyor. Böylece Ahmet Ümit’in ilk sürprizi ile karşılaşıyoruz. Kitabın yazılışının bitişinden birkaç ay sonransında bir gecede başlamasının tadı kitabın sonlarına doğru daha bir farkedilir oluyor.

Diğer kitaplarında olduğu gibi İstanbul’u içine derinlemesine sindirmiş olan bir yazar olduğuna tabii ki şaşırmıyorsunuz. Kitabın en güzel sürprizlerinden biri de bu defa Ahmet Ümit’in kendini de hikayeye sokmuş olması. Hikayenin bu kısımlarını daha bir özenle okumanızı tavsiye ediyorum.

Özetlemek gerekirse kahramanımız Başkomiser Nevzat, Beyoğlu’nun En Güzel Abisi ile etkileyici bir şekilde geri dönüyor. Kitap “Bu toprakları terk etmek zorunda bırakılan aziz insanların hatırasına” adanmış. Bunu içeriğinde de yoğun bir şekilde hissediyorsunuz. Bu defa toplumsal olayların ve gündemin içerisine yedirilmesinden kesinlikle rahatsız olmayacağınız ve derinliğini kaybetmeden 1 gecede hızla kendini okutan bir Başkomiser Nevzat hikayesi ile karşı karşıyayız.

Categoriesİnceleme

Sen ne düşünüyorsun?