İnsanı depresyondan çıkaran ve içine çiçek tohumları eken güneş artık tamamen bizimle! Kapalı havalardan, yağmurlardan o kadar çok şikayet ettik ki şimdi kıpır kıpırız, yerimizde duramıyoruz adeta. Durumun tek kötü yanı, okulların ve işlerin de aynı süratle devam etmesi… Gönül isterdi ki şöyle kocaman bir valiz hazırlayıp Akdeniz sahillerine kaçalım ya da bi’ Avrupa turu için bilet bakalım… Ama elimizdeki kısıtlı zaman ve imkanlar şehirden uzaklaşmamıza engel değil elbette. İstanbul’un altın bilezikleri Adalar dururken, tatili çok uzaklarda aramaya ne gerek var?

Beşiktaş, Eminönü, Kadıköy gibi lokasyonlardan birkaç liralık akbil basarak vapurumuza biniyoruz ve Büyükada’nın yolunu tutuyoruz öyleyse…

Vapurdan indiğinizde sizi korkunç bir kalabalık karşılasa da, tatilinizin tamamının böyle geçmeyeceğinden emin olabilirsiniz. Sahile yakın kafeler, restoranlar ve dükkanlar turistleri çekse de, biz size daha sakin, az bilinen yerlerden bahsetmek istiyoruz!

Prinkipo Dondurma

İskeleden meydana çıkarken hemen sağınızda göreceğiniz dondurmacı Prinkipo diğerleri arasında en çok rağbet göreni diyebiliriz. Ada’ya gidip dondurma yemeden olmaz tabii ki… Birkaç lira farkla çikolata sosu ve fındıkla taçlandırılmış külah seçebilir, elinizde rengarenk ve çok lezzetli bir dondurmayla turunuza başlayabilirsiniz.

Cafe Spitz

Yol kalabalığından uzakta güzel bir bardak kahve içeyim, lattem soğuk olsun, tatlım dondurmalı olsun derseniz ise önerimiz Cafe Spitz! Fiyatların çok uygun olduğunu söyleyemeyiz, ancak ortamı gayet güzel, lezzetler gayet yerinde ve çok çeşitli…

Bistro Candy Garden

Şirin mi şirin ambiyansı, lezzetli yemekleri ve taze sıkma meyve sularıyla gönlünüzü fethedecek bir yer daha! Ada’ya erken saatlerde ayak bastıysanız kahvaltınızı burada etmenizi şiddetle önerebiliriz, çünkü reçelleri, pişileri bir harika… Sadece kahvaltı değil elbette, öğlen ve akşam yemeklerinde de burayı tercih edebilirsiniz. Yoğun günlerde ya da kalabalık gidecekseniz, önceden bi’ telefon edip rezervasyon durumunu kontrol etmenizde fayda var.

Ada Sokakları ve Evleri

Oralara kadar gitmişken sadece yiyip içmek olmaz tabii ki! Kendinizi yokuş yukarı vurmaya başladığınız zaman, gerçek Büyükada ile tanışmaya başlıyorsunuz… Genelde birkaç kattan oluşan müstakil evler, yolların her iki tarafını süsleyen ağaçlar ve sokaklarda oynayan çocukları ile ada halkı sizi bağrına basıyor! Yokuşları çıkarken arkanıza, sağınıza, solunuza baktığınızda ise muhteşem deniz manzarasını görebiliyorsunuz. Naçizane tavsiyemiz iskeleye yakın bir yerde konaklamak yerine, daha iç taraflardaki bu evler ve pansiyonları araştırmanız… Orada yaşayan pek çok insan evlerinin tamamını ya da bir bölümünü kiraya veriyor. Sadece esnafa değil, her hafta sonu gürültüyle kafalarını şişirdiğimiz yerel halka da destek olmuş olursunuz böylece! Hem de inanın o sokaklardaki huzur ve sakinlik şehirde çok çok az yerde var…

Ada Ormanı ve Aya Yorgi Kilisesi

İskeleden yola çıkınca yaklaşık yirmi-otuz dakika yürüdükten sonra ulaşabileceğiniz orman yolu bizim kelimelerle anlatamayacağımız güzellikte! Yürüyüş için açılmış patikadan ilerlerken, sol tarafınızda bütün görkemiyle deniz manzarasını ve Heybeliada’yı görmeniz mümkün. Siz ilerledikçe manzara daha da güzelleşiyor ve yeşillik miktarı artıyor! Orman yolundan da meşhur Aya Yorgi Kilisesi’ne devam edip dileğinizi dileyip, ipinizi bağlayabilirsiniz… Özellikle konaklamayı planlayanlar için, orman turuna sabahın erken saatlerinde gitmenizi öneririz. Bayağı bir erkenden bahsediyoruz, sabah 6-7 gibi mesela… Çünkü o saatlerde her yer bomboş oluyor ve çok daha sakin şekilde dolanabiliyorsunuz.

Tüm bunların dışında denize girmek isteyenler için pek çok plaj, akşam sefası yapmak isteyenler için pek çok meyhane ve mekan da bulunuyor. Biz birazından bahsedelim, gerisini keşfetmeyi size bırakalım dedik… Belki sizin de bize önerileriniz olur, kim bilir?

Şehrin gürültüsünden, kalabalığından ve dertlerinizden uzaklaşıp kısa bi’ mola vermek için rotanıza mutlaka Büyükada’yı eklemelisiniz. Ve sizlerden ricamız, fayton kullanarak o güzel gözlü hayvanlara eziyet etmeyin ve şirin sepetler kondurulmuş bisikletleri ya da yürümeyi tercih edin! 💛

CategoriesSeyahat

Sen ne düşünüyorsun?