T

Tanzimat Romanları Nasıl Da İzlenir…

Tanzimat

Dizisi olsa izlenme rekorları kıracak; entrika desen etrika, trajedi desen trajedi, aşk desen aşk barındıran romanlarımız var. Özellikle Aşk-ı Memnu, Dudaktan Kalbe, Çalıkuşu gibi dizilerin izleyicilerini kesinlikle ekranlara kilitleyecek acayip romanlar bunlar.

Tanzimat romanlarında harika bir kurgu var, işte Türk romancılığı budur diyemesek de; Türk Edebiyatının birinci nesil romancıları olarak ellerinden geleni yaptıklarını söyleyebiliriz. Her ne kadar yazarların yarattığı tesadüfler beynimizi kanatacak kadar abartı olsa da televizyonda izleniyor böyle şeyler.

Biz de dizisi çekilse efsane olacak, içinde her tür duyguyu barındırmayı başarmış, absürt Tanzimat romanlarından bir liste hazırladık. İçinizde senarist filan varsa artık bir el atsın:

İntibah – Namık Kemal

Herkesin birbirini sırayla öldürdüğü, gözünle görmediğin her şeyi sorgulaman gerektiğini vurgulayan absürt trajik bir roman. İçerisinden çok daha çılgın bir senaryo çıkabilir doğrusu. 🙂

Felatun Bey ile Rakım Efendi – Ahmet Mitat Efendi

Biri Doğu biri Batı iki adam ve onların yaşamı üzerinden anlatılan İstanbul hayatı. Olması gereken ve olan arasında sıkışıp kalmışlık. Evet, dizi olsa bayağı da ilginç olurdu.

Sergüzeşt – Sami Paşazade Sezai

#kitapyorumu ?Sergüzeşt -Samipaşazade Sezai Bir tm ci olarak türk klasiklerini okumaya başladım bu aralar. Ama tür kitaplarda kendi yorumumdan çok özetlerini paylaşacağım. Tabi özetleri çok detaylı oluyor ve kitabın sonuna kadar herşeyi yazıyor. Bu bizim okuma isteğimizi kaçırabilir. Bu nedenden dolayı özetleri kısaltarak yazıcam. LYS'de sorularda çıkıyor çünkü. Sergüzeşt de realist özellikler taşıyan ilk romanımız ? Kitabın başları sıkıcıydı biraz ama yazıldığı döneme göre iyi bir roman. Kitap özeti; Dilber küçük yaşta Kafkasya’dan kaçırılarak İstanbul’a esir olarak getirilir. Burada zenginlere cariye olarak satılmaktadır. Hacı Ömer Efendi onu kırk liraya Mustafa Efendi’ye satar. Satıldığı konağın hanımı Dilber’e çok eziyet eder. Bu yüzden evden kaçan Dilber arkadaşı Lütfiye’nin evine sığınır. Lütfiye’nin annesi durumu öğrenince Dilber’i eski sahibine teslim eder. Bir süre sonra Mustafa Efendi’nin Erzurum’a tayin edilmesi üzerine Dilber de başka bir esirciye satılır. Dilber’i satın alan esircinin evinde büsbütün başka bir hayat başlar: Dilber, ud çalmayı, şarkı söylemeyi öğrenir. Birkaç yıl süren bu maddi rahatlık içinde Dilber büyümüş, güzelleşmiş ve değeri de artmıştır. Esirci Diber’i Zehra Hanım’ın konağına satar. Zehra Hanım, Dilber’in oğlu Celal Bey için iyi bir meşgale olacağını düşünür. Dilber, konakta maddi rahatın en iyisini bulur. Terbiyesi’ne devam ederler; hatta Fransızca bile öğrenmeye başlar. Hanımefendinin oğlu Celal Bey, Avrupa görmüş ressamdır. Kızdan hoşlandığı ve de onun esiri olduğundan sık sık çeşitli kıyafetlere sokarak ustasından öğrendiği şekilde tasvirlerini yapmaya başlar. Bütün bunlar kıza zulüm gibi gelir, dayanamayıp ağlamaya başlar. Celal Bey Dilber’le evlenmek ister, ancak işin içine aile bağları girer. Bunun farkına varan annesi Dilber’i esirciye sattırır. Bakalım sonunda ne olacak ? #serguzest #turkklasikleri #bookstagram #kitapaski #samipasazadesezai #klasikkitap #book #booklover #lysedebiyat #edebiyat

A photo posted by Bookstagram?Studygram (@hakimeninkitaplari) on

Dilber zengin bir konağa satılan bir köle ve konaktaki ressama aşık olur. Dramın aşkın bu kadarı dedirten cinsten bir roman. 🙂 Olaylar fazla abartılmış olabilir ama okuması keyifliydi.

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat – Şemsettin Sami

Gece gece yorum girmeye bayılırım. ? Aslında bugün başka bir kitabın yorumunu girmem lazımdı ama Taaşuk-ı Talat ve Fitnat'tan sınav olacağım için hemen okumak istedim ve bittiği için de bu postu atıyorum. Öncelikle kitap Tanzimat Döneminde yazılmış bir eser. Şemsettin Sami Türk Edebiyatı için çok önemli bir sanatçı ve Taaşuk-ı Talat ve Fitnat Türk Edebiyatının ilk yerli romanı. O dönemi yeterli olacak kadarıyla biliyorum, okul sağolsun. Ve Taaşuk-ı Talat ve Fitnat'ı okurken biçimsel kusurlaru ve kurgusal tezatlıklarıyla bir ilk kitabı olduğu çok belliydi. Okumak benim için çok büyük bir artıydı, zaten sene boyunca Türk klasiklerini okuyacağım, sık sık gelecek yorumlar. Kitaba gelecek olursak… Öncelikle ben kitabın sonunu bile bile başladım okumaya, Edebiyat hocama selamlar… Alın, okuyun dedi ve sonunu pat diye söyledi, söylemez olsaydı. Fakat yine de sıkılmadan okudum, zaten incecik. Talat ve Fitnat, genç ve bahtsız aşıklarımız. Olaylar, yıllardır ev hapsi yaşayan Fitnat ve ilk aşkını Fitnat'a karşı yaşayacak olan Talat etrafında yaşanıyor. Talat bazı tesadüfler sonucu, hiç beklenmedik bir anda Fitnat'a aşık oluyor ve aşkı için çok büyük cesaret gerektiren şeyler yapıyor! Mesela Fitnat'ın evine kadın kılığıyla girmek gibi… Kitap gerçekten acıklı bir şekilde ele alınmış fakat ben dümdüz okudum. Her zamanki odunluğumdan kaynaklı, duygusal olanlar içini çeke çeke ağlar, garanti veriyorum. Alışık olmadığım bir tarz olduğu için ilgili bir şekilde devam ettim kitabı okumaya. Kitabın yarısında olaya Ali de girince olaylar baya sürükleyici bir hal almaya başladı. Ve o sonu… Sonu güzeldi açıkcası, ama bana yapmacık geldi. Zaten dediğim gibi, bu eser ilklerden. Kesinlikle eleştiri yapmıyorum, şu kadarcık edebi bilgimle Şemsettin Sami'ye kafa tutacak halim yok. Gerçekten, Tanzimat Dönemi sanatçılarına hayranım ben. İyi ki okudum, hoşuma gitti. Bu arada sanırım Talat'ı unutamayacağım. O ne güzel bir aşk, ne cesaret… Fitnat'ı da çok sevdim ama Talat biraz daha farklı oldu sanki. Arkadaşlar, kısacası tavsiye ediyorum, kesinlikle alın! Dili de çok rahat, kolaylıkla okunulacak bir kitap. Görüşürüz!

A photo posted by Dilek ? (@soguksatirlar) on

Kadın kılığına giren baş kahraman, aşkı acısı… Ne ararsak buluruz bir dizi olsa da izlesek.

Araba Sevdası – Recaizade Mahmut Ekrem

Bihruz Bey’e yanlış Batılılaşırsın da bu kadar da olmaz dedirticek roman. İlk züppelerimizdendir kendisi.
Manş

CategoriesListeler

Sen ne düşünüyorsun?