G

Gotik Edebiyatı’nın 7 Klasiği

Gotik Edebiyat - Edgar Allen Poe

Malzemelerini temel olarak folklorik korkular ile dini geleneklerin oluşturduğu Gotik Edebiyatı’nı herkes sevmez elbette ama seveni de o kadar fanatiktir ki, başka edebiyat bilmez! Ölüm, ölümden sonra hayat, saf kötülük ve doğaüstü yaratıklarla bezeli bir dünyaya girmek biraz cesaret istese de, Gotik Edebiyatı’nın insanın hayal gücünü geliştirdiği kesin: Şehre çok uzak bir bölgedesin. Üstelik gecenin en karanlık vakti. Etrafın hayaletler, mumyalar, vampirler ve kurt adamlarla çevrili. Kaçacak mısın; mücadele mi edeceksin? Kalp atışların hızlanıyor, nefes alırken bile dikkatli olmalısın çünkü seni duyabilirler! Arkana bakma, şu karşı tepedeki terkedilmiş şatodan uzak dur!

Neyse, isterseniz biz Gotik Edebiyatı denememizi burada keselim ve işi ustalarına bırakalım. İşte karşınızda ‘karanlık dünyaları’ yaratan 7 büyük yazardan 7 klasik kitap!

Baskerviller’in Köpeği / The Hound of the Baskervilles – Arthur Conan Doyle (1902)

Arthur Conan Doyle
Sir Arthur Conan Doyle, bize Gotik Edebiyatı’nın atmosferinde şahane bir Sherlock Holmes öyküsü anlatıyor. Süper zeki bir dedektif, karanlık ve korkutucu bir atmosfer ve Baskerville ailesinin başına musallat olduğu konuşulan bir yaratık… Kesinlikle tavsiye ediyoruz!

Kızıl Ölümün Maskesi / The Mask of the Red Death – Edgar Allen Poe (1842)

Edgar Allen Poe
Kitapta, ‘Kızıl Ölüm’ olarak adlandırılan salgın bir hastalıktan korunmak için, kendini oldukça korunaklı bir manastıra kapatan Prens Prospero’nun macerasına ortak oluyoruz. Kızıl Ölümün Maskesi akıcı dilinin yanında tam bir ‘alegori’ şaheseri: Ölüm, vicdan, kader ve daha birçok insani mesele ustalıkla ele alınmış.

Hayaletgören / Der Geisterseher – Friedrich Schiller (1789)

Friedrich Schiller
Büyük Alman düşünürü Friedrich Schiller’in tek romanı olan Hayaletgören, döneminin havasını neredeyse kusursuz biçimde yansıtıyor. Ruh çağırma ve spiritizmayla harmanlanan öyküde, Venedik’te bulunan bir Alman prensinin başından geçen olaylar anlatılıyor.

Sardinya Efsaneleri / Fior di Sardegna – Grazia Deledda (1891)

Grazia Deledda
Büyük İtalyan ozanı Grazia Deledda’nın, birçok korkunç öyküyü derlediği ‘Sardinya Efsaneleri’nde, sıradan insanların olağanüstü yaşamları ele alınıyor. İtalya’nın ‘karanlık’ hikayelerini okumak isterseniz, kitaba ilk fırsatta bir şans verin!

Dr. Jekyll ve Mr. Hyde / Strange Case of Dr. Jekyll and Mr. Hyde – Robert Louis Stevenson (1886)

Robert Louis Stevenson
Victoria dönemi Londra’sındayız. Müthiş bir atmosfer ve Sanayi Devrimi’nin muazzam gerilimi… Literatüre ‘’kişilik bölünmesi üzerine nefis bir Gotik deneme’’ olarak geçen kitapta, avukat Gabriel John Utterson’ın, şizofren Dr. Henry Jekyll’a dair derin gözlemlerine şahit olmak hakikaten nefes kesici.

Sicilya’da Bir Aşk Hikayesi / A Sicilian Romance – Ann Radcliffe (1790)

Ann Radcliffe
Ann Radcliffe’in ilk eserlerinden olan ‘Sicilya’da Bir Aşk Hikayesi’nde, Gotik atmosfere romantik bir olay örgüsü eklenmiş. Sicilya’nın ıssız ve korkutucu kıyılarındaki bir şatoda geçen hikayede, kaynağı tam olarak belirlenemeyen psikolojik bir gerilime tanıklık ediyoruz. Korku ve lirizm ancak bu kadar güzel harmanlanabilirdi.

Gece Tabloları / Nachtstücke – E.T.A Hoffmann (1817)

Hoffmann
Suç ve kötülük, insanı bir ‘bilinmeze’ götürebilir mi? Hoffmann nefis anlatımıyla bu ve bunun gibi birçok psikolojik soruya cevap arıyor. Gerilimi kitabın satır aralarında bütün çıplaklığıyla yakaladığınızda, kendinizi daha iyi tanıyacağınızı düşünüyoruz. Zaten Hoffmann’ın amacı da belki de bu.

Sen ne düşünüyorsun?