L

Londra’nın Kuzeyinden: IDER

Londra’nın kuzeyinde yaşayan ve harika parçalara imza atan IDER grubunun tatlı üyeleri Lily ve Meg ile tanışın. Kendileri son parçaları Mirror’ın yeni klibi için de oldukça heyecanlılar. Arka odada kayıt seçeneği ile oturdukları yerden dingin dingin besteler yapan bu yetenekli kadınlar bizleri büyülemeyi başardı. Uzatmadan sohbete alalım sizleri…

Merhaba! Röportaj teklifimizi kabul ettiğin için teşekkür ederiz. Kendinden bahseder misin biraz?

Selam! Ne demek, bizimle röportaj yaptığınız için biz teşekkür ederiz. Hep birlikte Kuzey Londra’da yaşıyoruz ve şu aralar çıkış albümümüzün kayıt sürecindeyiz. Provalar yapıyoruz ve iple çektiğimiz Paris’teki Pitchfork Festivali’ne hazırlanıyoruz. (Ayrıca haftasonu barda çalışmak da zor oluyor) Yeni parçamız Mirror için klibimiz çok yakında çıkacak, herkesin görmesini sabırsızlıkla bekliyoruz!

Yakın zamanda yeni tekliniz Mirror çıktı. Nasıl hissediyorsunuz şarkıyla ilgili, geri dönüşler nasıldı? Biz bayıldık bu arada!

Teşekkürler! Bizim için çok özel bir şarkı olduğundan yayınlanmasını dört gözle bekliyorduk. Geri dönüşler de harika, şimdiye kadar aldığımız destek inanılmaz. Özellikle de hayranlarımızdan, şarkımızla bir bağ kuran bunca insandan kişisel mesajlar almak mükemmel. Bize yepyeni bir dünyanın kapısını açıyor.

Sırada neler var peki? Sizden gelecekte neler bekleyebiliriz?

Mirror klibi yolda, gelmek üzere! Gelecek sene yayınlanacak çıkış albümümüzün de prodüksiyon aşamasındayız. Ayrıca önümüzdeki sene ilk ana sahneye çıkacağımız Birleşik Krallık ve Avrupa turnelerimiz olacak ki çok heyecanlıyız bundan dolayı. Daha önce sadece Londra’da böyle konserler verdik, dolayısıyla bunu Britanya’nın tamamında ve Avrupa’da gerçekleştirmek bizim için çok önemli. Umarız bir gün Türkiye’ye de geliriz!! 😉

Boş zamanlarınızda ne yapmayı seversiniz? Hobilerinizden, gitmeyi sevdiğiniz yerlerden bahseder misiniz biraz?

Lily: Ben boş zamanlarımızda podcast ve audiobook dinlemeyi, arkadaşlarımla çalıştığım pubda takılmayı seviyorum. Ayrıca yoga, yüzme ve sevdiğim insanlarla lezzetli yemekler yemekten de hoşlanırım ki Londra’da bunlar için pek çok seçenek var. Şu aralar Japon ve Etiyopya mutfağı favorim. Yeni bir hobim de var, dans!

Meg: Müzik haricindeki en büyük hobim koşmak, çoğu gün koşuya çıkarım. Ayrıca bu sırada yeni şarkılar da dinleyebiliyorum çünkü gün içinde kendimiz de şarkı yazdığımız için bu çok zor oluyor. İyi kahveleri ve boş zamanlarda arkadaşlarımla Londra’daki kafelerde ve publarda takılmayı seviyorum. Ayrıca seyahat etmek ve yeni kişilerle tanışmak da listemde üst sıralarda ve tüm bunları bu kadar yoğun müzik yaparken yapabildiğimiz için de çok şanslıyız.

Bize bir playlist yapsanız hangi şarkılar asla eksik olmazdı?

Lily: Kesinlikle olacak birkaç şarkı… Mo- ‘Way Down’, Mac Miller – ‘Self Care’, Florence + The Machine – ‘The End Of Love’, Diana Gordon – ‘Kool Aid’ ve Lana Del Rey – ‘Off To The Races’.

Meg: Zor bir soru. Çok fazla favori şarkım var! Bu aralar çok fazla Leon Bridges dinliyorum. Favori parçam ise yeni albümünden ‘You Don’t Know’ ve ‘Bad Bad News’. Ayrıca Ariana Grande – ‘God Is A Woman’ ve ‘Breathin’. Ayrıca son zamanlarda Queens de çok fazla dinliyorum. Yeni filmleri için yapılan tanıtımlardan dolayı olabilir. Onlardan en sevdiklerim ise ‘Who Wants To Live Forever’ ve ‘I Want To Break Free’.  

Türkiye’deki dinleyenlerinize söylemek istediğiniz bir şey var mı?

Müziğimizi desteklediğiniz için çok teşekkür ederiz, umarız bir gün Türkiye’de çalabiliriz!

CategoriesRöportaj

Sen ne düşünüyorsun?