M

Mağara Çok Güzel, Gelsene

İnsanlığın En Eski Muamması - Bertrand David

Sanat ve bilimin kardeş olduklarını hatırlatan bir kitap: İnsanlığın En Eski Muamması. Ressam Bertrand David’in kaleminden okuduğumuz bu kitap, bilim insanı Jean-Jacques Lefrere’nin katkılarıyla oluşturulmuş. Şöyle ki; Bertrand David asırlardır çözülemeyen bir konuyu takıntılı bir şekilde düşünmeye başlamış. Mağara resimleri asırlar öncenin şartlarında nasıl bu kadar mükemmeldi? Bu yolda, bilim adamı Jean-Jacques Lefrere’nin de yardımıyla cevaplar buluyor.

Binlerce yıl önce, mağaraların en karanlık, ulaşması en zor köşelerinde, hiçbir teknolojik ilerleme yokken, duvarlara çizilen o resimler nasıl bu kadar hatasız ve ayrıntılıydı? Neden mağaranın en karanlık noktası seçildi? Adeta giden eski insanımız ‘Mağara çok güzel, gelsene’ dercesine birçoklarını da çekmiş yanına. Sayıları azımsanacak gibi değil. Kendi sanatçı kimliğinin de yardımıyla cevaplar arayan Bertrand David’in her bulgusunda, şaşkınlığı biraz daha artıyor. Açılar mükemmel, gölgelemeler inanılmaz ayrıntılı, çizgiler o karanlıkta, ya da çok hafif ışıkta(ki bulabilecekleri ve mağaraya taşıyabilecekleri ışık kaynakları sınırlı) çizmesi mümkün olmayacak şekilde düzgün.

Peki yöntemleri neydi? Amaçları neydi? Bertrand’ın bulduğu cevapla tüyleriniz diken diken olacak! Çünkü rastlantısal bir ‘Eureka’ anında, evinde, uyuyan çocuğunu izlerken bir anda beyninde ışıklar yanıyor. Ve daha önce hiç kimsenin bulamadığı cevabı buluyor. Sonrasında bir takım deneylerle kanıtlıyor da bunu.

Binlerce yıldır değişmeyen bir şey var, aklın işleyişi! Bertrand’ın bulduğu cevabın izinden yürüyüp düşünmeye başladığınızda beyninizde yeni odacıklar açılacak! Bilim ve sanatın binlerce yıldır bir arada olduğunu ve ikisinin de aklın ürünü olduğunu bir kez daha göreceksiniz. Can Yayınları’ndan çıkmış olan İnsanlığın En Eski Muamması, asırlar öncesine götüren, bir solukta okuyacağınız oldukça ilginç bir kitap.

Categoriesİnceleme

Sen ne düşünüyorsun?