Ön Yargıları Kırıyoruz: Meksika’da Yaşamak!

Gangsterler ülkesi olarak anılan Meksika bir gıybetin içinde yitip gidiyor… Biz buna bir dur diyor ve Meksika’nın yaşanabilirliğini sizlere kanıtlıyoruz! Her yıl binlerce insan hem gezmek hem de yaşamak için Meksika’nın yolunu tutuyor. Bazılarına göre Meksika pek çok Avrupa ülkesine göre daha güvenli, daha samimi ve daha etkileyici… Peki bu talep nereden geliyor? Hemen anlatalım…

Her Yer New Mexico Değil!

Malum New Mexico kartelleri ile nam salmış kalabalık mı kalabalık bir başkent ve Meksika’ya gitmek bu şehirden geçmeyi gerektiriyor. Bunun dışında Amerika sınırına yakın yerel bölgelerde yaşam hem zor hem de bir nebze tehlikeli, öncelikle bunu itiraf edelim! Ama nerede böyle değil ki? Bkz. İstanbul, bkz. Paris, bkz. New York! Washington’ın arka sokakları pek mi kendinden emin? Peki Amerika’daki suç oranının Meksika’yı solladığını biliyor muydunuz? Bizce bu tehlike olayını biraz fazla abartıyoruz…

Ayrıca Meksika’yı ziyaret eden Türklerin çoğu “nereden geliyorsun?” sorusuna cevap verdikten sonra “ya Türkiye tehlikeli bir ülke değil mi?” sorusuna maruz kalıyor ve üstüne edecek laf bulamıyorlar.

Alım Gücü Yüksek Bi’ Kere…

Meksika’da hayat pek çok ülkeye göre daha ucuz ve daha renkli… Amerikan rüyası ile yanıp tutuşan yerli halkın bir kısmı halinden memnun olmasa da New Mexico dışında hemen herkes ev ve iş sahibi… Ülke hala doğal kaynaklarını kullanıyor ve bu sebeple örneğin pazara çıkmak, markete gitmek ya da barda iki bira yuvarlamak oldukça ucuz! Sanat, Meksika’nın pek çok bölgesinde diğer yerlere göre çok ileride. Müzeler, müzisyenler, dansçılar, konserler… Sosyal yaşam tatmin edici düzeyde ve bu kültürel ortamı da etkiliyor! Kadınlar özgür ve eğitim gören kadınların sayısı erkeklerden oldukça fazla…

Dini konuda baskı görmeden ve birbirleriyle savaşmadan huzur içinde yaşıyorlar. Gelenek ve görenekleri oldukça keyifli ve renkli… Ayrıca Meksika’daki doğal ve tarihi zenginlikler insanı cezbediyor. Mayan Uygarlığı’nın en derin izleri burada hala gün yüzünde, korunuyor ve harika şekilde yansıtılıyor…

Karayip Denizi Yağ Gibi Akıyor…

Karayiplere kıyısı olan bu ülke özellikle Tulum, Campeche, Playa Del Carmen, Yucatan Adası gibi bölgelerinde her yıl binlerce turist ağırlıyor. Özellikle Tulum bizim Antalya’yı silkeler atar hani… Hem güzellik hem de talep konusunda, üstelik çok çok daha ucuza… Bu yerleşimlerde lüks oteller, cafeler ve Batılılara hitap eden pek çok işletme mevcut ve çoğunun işletmesi buraya göç eden yabancılar tarafından yürütülüyor. Özellikle Campeche şehri UNESCO Dünya Mirası Koruma listesinde olan eşsiz bir şehir… Mimari yapılar, müzeler, genç ve dinamik bir nüfus burada güvenle hayata devam ediyor. Suç yok denecek kadar az ve polisler hemen her yerde halka saygılı şekilde görevini yerine getiriyor. Herkes mutlu!

Kartel Var Ama Bizimle İşi Yok!

Pek çok turist Meksika’nın bir ucundan diğerine otobüslerle seyahat ediyor, bazıları Guatemala, El Salvador gibi daha tehlikeli olduğu düşünülen ülkelere karadan geçiş yapıyor. Bu ülkeler ile Meksika arasında geçmişten gelen bir uyuşturucu ticareti olduğu ve bu sebeple de ortalığın yerel çetelerle kaynadığı söylense de, özellikle bu sınırlar Amerika’dan 100 kat sakin ve güvenli… İddialar bu yönde ama Amerika’da dolaşan uyuşturucu ve çete miktarı Meksika’dan tam 4 kat daha yüksek! Gece geç saatlerde sokakta olmak kimse için tehlike teşkil etmiyor. Dahası geçen 50 yıllık süreçte pek çok çatışma ve husumet yaşansa da sivil insanlar buna ne şahit olmuş ne de bu sebeple hayatını kaybetmiş…

Bahsedilen bir şehir efsanesine göre eski zamanlarda sokakta taciz ya da soygun gibi can sıkıcı olaylara maruz kalan insanlar çete üyesi olduğu düşünülen insanların yardımı ile çoğu kez polis yetişemeden kurtarılmış… Suçu işleyen insanların %90’ı küçük köylerden şehre gelen fakir insanlar ve bu durum kartelin köylere yaptığı çeşitli yardımlar ile minimuma indirilmiş… Belki adamlar bir halt karıştırıyor ama halkı bu işin dışında tuttukları kesin!

Bir Giden Bir Daha Gidiyor!

Yani anlayacağınız Meksika belki ev alıp önünüze bakmayı hayal ettiğiniz bir ülke değildir ama eğer ziyaret etmek isterseniz sizlere kucak açacağı kesin! İnsanlar sıcakkanlı, sanıldığından çok daha temiz ve güvenli… Mutlaka görülmeye değer pek çok yer, yüzmekten sıkılmayacağınız şıkır şıkır plajlar ve içinde kaybolmaya müsait mükemmel bir doğası var.

Ülkede hava 12 ay boyunca 25-30 derece yani her zaman ilkbahar… İnsanı hemen içine alan bir kültürü var ve en önemlisi Meksika mutfağı bir harika! “Meksika mutfağı favorim” diyorsanız oraya gidip yemeden hiçbir burritoya gerçek burrito demeyin bizce! Bunu bi düşünün ve önümüzü tıkayan ön yargılara bi dur demeyi deneyin. Sizi seviyoruz…

CategoriesSeyahat

Sen ne düşünüyorsun?