K

Kısa ve Naif Bir Röportaj

Bildiğiniz üzere kadife prenses 8-9 Kasım’da Salon’da salınmaya geliyor. Şunun şurasında bir kaç güncük kalınca heyecan da tabi ki artmış durumda. Biz de heyecanınıza ortak, hayranlığınıza sempati tadında bir Olöf Arnalds röportajı gerçekleştirdik. Kendi gelmeden naifliği yürüsün istedik…

Öyleyse buyrun, yüreğiniz pır pır okuyun!

Türkiye’ye gerçekleştireceğiniz tur hakkında nasıl hissediyorsunuz? Türk hayranlarınızdan bir isteğiniz var mı?

Bir önceki İstanbul konserinde hayranlarım benden Surrender şarkısını çalmamı istemişlerdi. Bu kez çalmayı düşünüyorum.

“Çocuk sahibi olmak insanı daha mütevazi yapıyor.” demişsiniz. Bu durum kariyerinizi ve şarkılarınızı nasıl etkiliyor?

Çocuk sahibi olmak daha düzenli olmanızı ve ileriyi düşünmenizi sağlıyor. Bunun öz disiplin açısından iyi olduğunu düşünüyorum.

Müzisyen bir ailede dünyaya geldiniz. Peki, bu sebeple üzerinizde hiç baskı hissettiğiniz oldu mu?

Hayır, hem de hiç. Hayatımla istediğimi yapmak konusunda kendimi hep özgür hissettim.

İzlanda folk müziği hakkında neler söylemek istersiniz? Yani kariyerinizin neredeyse 15 yılını geride bıraktınız. Bu süreçte kendinizi hiç depresif hissettiğiniz ya da pişmanlık duyduğunuz oldu mu?

Hayır, kariyerimle gayet mutluyum. Hatta o kadar iyi gidiyor ki kendimi kutsanmış gibi hissediyorum.

Hayranlarınızın çoğu sizin yeni nesil Edith Piaf olduğunuzu düşünüyor. Bunun hakkında neler hissettiğinizi söyleyebilir misiniz?

Wow, bunu ilk kez duyuyorum. Onunla kıyaslandığım için onur duydum.

Bir sonraki albümünüzü yayımlamayı dört gözle beklediğinizi duyduk. Çoğu enstrümanı kendiniz çalmışsınız. Peki yeni albümünüzde hiç cover şarkı var mı? Albüm hakkında neler söyleyebilirsiniz?

Albümdeki bütün parçaların sözleri bana ait ve bu kez hepsi İzlandaca. Ve evet, yayımlanmasını gerçekten de dört gözle bekliyorum.

Biliyorum kafamızda hala pek çok deli soru var ama maalesef röportajın sonuna geldik. Öyleyse konser öncesi bi’ tadımlık yapalım da kulaklarımız yumuş yumuş olsun ne dersiniz?

 

CategoriesRöportaj

Sen ne düşünüyorsun?