Onlara “kötü karakterler” demeye dilimiz varmıyor çünkü kötü alışkanlıkları, pis huyları olsa da izlerken kendilerini gayet de sevdiriyorlar… Artık tarzlarından mıdır, ettikleri laflardan, kastıkları aforizmalardan mıdır bilinmez ama hepsinin yeri gönlümüzde ayrı!

Bazılarını hiç dillendirmesek, “aman elalem ne der?” diye sevdiğimizi söylemeye çekinsek de, kült filmlerin sevilen ama bir o kadar da belalı karakterlerini sizler için derledik! Siz de elalemin ne diyeceğini hiç önemsemeyin, hayranlık duymaya tam gaz devam edin…

Buyrun seçkimize!

Jack Torrance (The Shining)

Karakteri Jack Nicholson canlandırıyor diye midir bilinmez; bütün deliliğine rağmen hem karizmatik, hem de sevimli… Adam yazar, yaratıcı bi’ kere! Hem dövüp, hem seven cinsten..

John Doe (Se7en)

Tamam adam seri katil ama bi’ sorun bakalım, neden? Üşenmiyor ve yedi ölümcül günaha sahip kişileri tek tek buluyor sonra onları kendi günahları ile cezalandırıp öldürüyor. Hem adaletli, hem bi’ tarzı var yani… En sonunda da gidip teslim olmasıyla gönülleri iyice fethediyor zaten!

Mark Renton (Trainspotting)

Bütün kötü alışkanlıklarına, serseriliklerine rağmen sevdiğimiz karakterlerden biri daha. Arkadaşlarına olan bağlılığı, sürekli oradan oraya koşturması, giyim tarzı ve kastığı aforizmalarla “ne güzel çocuk yahu” dedirtiyor gerçekten…

Alex Delarge (A Clockwork Orange)

Hem vandalizme gönül vermiş, hem kadınları rahatsız ediyor, hem ağzı bozuk… Ama bi’ yandan sürekli klasik müzik dinliyor, süt içiyor! Şairane olması da ayrı bir çekici tabi, deliliğinin ardından yansıyan tatlı ayrıntılar bunlar hep…

KategorilerDosyalar

Sen ne düşünüyorsun?

This site uses Akismet to reduce spam. Learn how your comment data is processed.