Avusturyalı yazar Stefan Zweig bildiğiniz üzere yazdığı her kitapla bestseller kralı olmayı başardı… Bu kadar ilhamın bu adama nereden geldiğini bilemiyoruz ama kitapları çok seviliyor ve kapış kapış okunuyor. Öyle ki daha kapağını gören kapıp kasaya koşuyor…

Durum böyleyken onun en nadide kitaplarından bir seçki hazırlayalım istedik. Hem bilenlerin hafızası tazelensin hem de henüz keşfetmemiş olanların yoluna gül dökelim…

Bir Çöküşün Öyküsü

Gerçek bir öyküden kurgulanan bu kitap, bildiğiniz bir çöküş öyküsünden bahsediyor. Hikayede, Madame de Prie günün birinde gözden düşüyor ve kral tarafından Normandiya’ya sürülüyor. İktidar sahibi ve ilgi odağı olduğu hareketli ve eğlenceli Paris günlerinden sonra bu sürgün onu epey sarsar. Fakat çevresindekileri sürekli kandırma eğilimindeki bu sığ ve kibirli kadın mantıklı düşünme yetisini de gün geçtikçe yitirmeye başlar. Sonra çöküşler möküşler…

Ay Işığı Sokağı

Buyrun size Zweig’in bizi ruh çalkantılarının içine çektiği bir kitap daha! Fransa’nın liman kentinde denizci mahallesinde yaşayan bir gezgin, köleliğin pençesindeki karanlık, itici ve yabani bir hizmetçi, savaşta yaralanan Fransız bir albay ve bir Rus savaş esiri arasında mekik dokuyan oldukça ilginç bir öyküyle karşı karşıyayız. Karakterler oldukça biçimsiz fazla söze dalıp spoiler vermeden bitirelim.

Olağanüstü Bir Gece

Yine best seller yine etkileyici başka bir romanla devam ediyoruz Zweig seçkimize… Stefan bu kitapta da yine yıkıcı karakterler ve akıcı bir hikaye ile çıkıyor karşımıza ve yine bizi beynimizden vurulmuşa çeviriyor… Seçkin bir burjuva olarak rahat ve tasasız bir hayat süren karakterimiz sıradan bir günde birden suç işler ve bu durumdan haz alıp giderek duyarsızlaşmaya başlar. Hikayenin sonunda ise ruhani bir uyanış onu beklemektedir.

Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu

Yazarımız bu kitapta sanki mutlak aşkın bilinmeyen kıyılarına doğru uzanmış inceden… İsmi de oradan geliyor herhalde “Bilinmeyen Bir Kadının Mektubu.” Kitapta karakterimizi sadece uzun uzun mektuplar yazan isimsiz bir kadın olarak tanıyoruz ve kendisi hayatı boyunca aşık olduğu adama sesleniyor bu mektuplarda; “Sana, beni asla tanımamış olan sana” diyerek… Çok şey sorgulatan akıcı ve vurucu bir öykü, ısrarla tavsiye ediyoruz!

CategoriesListeler

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir