B

Beyaz Yakalı’yı Tanıma Rehberi

The Profesyonel - Yüce Zerey - Kitap Oku

Bu yıl en az kendi kitabım çıkmış kadar beni heyecanlandıran ve mutlu eden kitaplara bir yenisi daha eklenince incelemesini yapmak da doğal olarak bana düştü. Reklam ve Marketing dünyasının yakından tanıdığı, uzun zamandır CNN Türk ve Radikal’deki keyifli yazılarını okuduğumuz değerli dostum Yüce Zerey, ısrarlara daha fazla direnememiş olacak ki bu güzel satırları yeniden elden geçirip kitaplaştırarak gazete sayfalarında tozlanmaktan kurtardı.

[pull_quote_center]Şimdi kartvizitini yavaşça yere bırak ve sayfaları çevirmeye başla…[/pull_quote_center]

Kitabın kapağındaki bu tahrik edici cümle, kitapçılarda “Ekonomi ve İş Dünyası” bölümünde gezinenler için farklı bir kitapla karşılaştıklarının habercisi. Sayfalarını çevirdikçe iş dünyasında uzun zamandır müthiş bir gözlemle yapılan tespitlerin, eğlenceli ve güçlü bir dille anlatılan çözümlemelerin içinde adeta kayboluyorsunuz.

The Profesyonel, özellikle şehir hayatında sürekli bir koşuşturmaca içinde olan beyaz yakalıların, hem dış dünyada hem de kendi içlerinde yarattıkları illüzyonları deşifre eden bir yapıya sahip. Kitabı okuyanların çevresindekilere dair tespitleri yakalayacağı kesin ama aynı zamanda bu özelliklerin kendilerinde de fazlasıyla var olduğunu farkedip üstüne alınacaklarından pek emin değilim. Zira kitabın satır aralarında bahsedildiği gibi bu ironik ve sentetik haller kısa bir süre sonra beyaz yakalıların kendi gerçekliği oluyor.

Mizahi üslubu, kelimeleri güzelce işleyerek derinleştiren Yüce Zerey, tabiri caizse plaza dünyasının ve beyaz yakalıların lügatını yazmış. Kitabın ilginç özelliklerinden biri de her bölüme uygun özenle seçilmiş şarkılardan oluşan harika bir Spotify şarkı listine sahip olması. Bölüm başlarında yer alan bilgi ve linklerle şarkılara ulaşabiliyorsunuz.

Lafı fazla uzatmadan sizi The Profesyonel’in vurucu satırlarından bir bölümle başbaşa bırakıyorum:

[quote_box_center]İşte buydu, istediğimiz. Bize istediğimizi verin, biz de size her şeyimizi verelim. Şeytanın avukatı nezaretinde imzalanan bir anlaşmayla taraflar mutabık kaldı ve “her zaman ücretsiz kalacak” bu mavili sayfaya adımızı yazdırdık. İşin enteresan tarafı, o güne kadar isim ve profil fotoğrafı maskelerinin ardına saklanarak sanal dünyada iş yürütmeye çalışan biz insanlar, burada ne kadar gerçek ve kendimiz olursak o kadar prim yapacağımızı fark ettik. Bu ne yaman çelişki diyemeden yeni oyuncağımızın ambalajını hızla açtık ve işte baş başaydık! Yoksa herkesle beraberdik mi demeliyiz? Öyle değil mi ya, herkesle beraber olmadan, kendimizi sere serpe bu sonu görünmeyen düzleme sermeden, hevesimizi alıp kavgalara girmeden bu oyuncaktan kolay kolay vazgeçer miydik?[/quote_box_center]

Categoriesİnceleme

Sen ne düşünüyorsun?