T

Tertemiz Bir Röportaj: Washed Out

“Remember remember fifteen of November” çünkü chillwave tarzın nadide öncülerinden Washed Out ilk kez Türkiye’ye geliyor. Hatırlatmakta fayda var. Konser 26-27 Kasım tarihlerinde %100 müzik farkıyla Salon’da gerçekleşecek!

Peki, onlar buralara kadar yol teper de biz bir-iki kelam etmeden durur muyuz? Öyleyse konser arifesinde şu sıcacık ve bir o kadar da samimi röportaja sokulun da içiniz biraz ısınsın. Zaten Kasım ayı bitmeden kar gelecek diyorlar. Küresel ısınış falan derken bakarsınız yaza kadar başka da böylesi çoşturucu etkinlik bulamayız.

E daha ne duruyorsunuz bi’ solukta okuyun!

Washed Out neredeyse 9 yılı geride bıraktı. Onca senenin ardından nasıl hissediyorsunuz? “Bedroom studio” günlerinizi özlüyor musunuz?

Washed Out’u çok uzun zamandır devam ettiriyor olmak garip hissettiriyor ama zaman gerçekten de uçup gidiyor. Aslında bu yeni kayıt pek çok yönden yatak odamda müzik yaptığım günlere bir geri dönüştü. Tüm kayıtları basit bir dizüstü bilgisayarda “profesyonel” ses donanımı olmadan yaptım. Bazen basit kısıtlamalar harika sonuçlar doğurabiliyor!

Peki müzik kariyeriniz hakkında neler söyleyebilirsiniz? Son zamanlarda çok fazla müzik yapılıyor. Yeni kayıtlar yaparken hiç zorlandığınız oluyor mu?

Her gün çıkan pek çok yeni müzik olduğuna katılıyorum. Bu noktada yeni ve orijinal bir şeyler ekleyemeyeceğimi düşünmek korkutucu olabiliyor. Ayrıca 9 yıl boyunca yeni işler yapmaya çalışmanın zorlukları da var. Kendimi tekrarlamayı asla istemiyorum. Bu sebeple Washed Out şarkılarını yapmak için yeni yaklaşımlar geliştirmek beni biraz zorlayabiliyor.

“Chillwave” size kesinlikle yakışıyor. Fakat hiç başka bir müzik tarzı üzerinde çalışmayı düşündünüz mü?

Birçok farklı müzik türünü dinliyorum ama çoğunlukla benzersiz ve kendim gibi davranmayı tercih ediyorum. Kendi kendini yetiştirmiş bir müzisyen ve yapımcı olduğumdan pek çok açıdan oldukça naifim. Yani bazen müzik oldukça doğal bir şekilde gelse de, sound bir şekilde gelmeye istekli olmayabiliyor.

Konser takviminde pek çok ülkeye rastlıyoruz. Meksika, Belçika, Fransa, İsrail gibi… Hangi ülke sizi daha çok heyecanlandırıyor?

Türkiye daha önce hiç ziyaret etmediğimiz bir yer olarak listenin başında yer alıyor. Turların en sevdiğim yanı yeni ve ilginç kültürleri deneyimlememe imkanı bulmak. Bu yüzden İstanbul’u keşfetmek için sabırsızlanıyorum.

Son sorumuz Türkiye hakkında. Konser atmosferinin burada nasıl olacağını düşünüyorsunuz? Türk seyircilerinize neler söylemek istersiniz?

Türkiye’de ilk gösteri bu kadar uzun bir süreden sonra gerçekleştiği için Türk izleyicilerden özür dilemek isterim. Neden bu kadar uzun sürdüğüne emin değilim! Ancak Türk izleyicilerin gösteriye açık bir zihinle gelmelerini öneriyorum. Çılgın görseller ve hifi sesleriyle dolu çok kapsamlı bir deneyim olacak!

PS. Hani olur da gözünüzden kaçmış olabilir diye bi’ dipnot düşelim. Spotify 14 Kasım’da “new release” uyarısı verdi. Washed Out’un “Floating By” adlı parçasına “mndsgn” katkılarıyla tatlı bi’ remix yapılmış.

Ona da bi’ kulak atarsınız artık…

CategoriesRöportaj

Sen ne düşünüyorsun?