Biletinizi ve pasaportunuzu hazırlayın, karnımızı doyurmaya Belgrad’a gidiyoruz! Muhteşem yemeklerinin tadı hala damağımda olan 3 muhteşem restoran önermeye geldim!

Belgrad, Balkanların ve bu kültürün merkezi. Yüzyıllarca farklı etnik kimlikleri barındırmış bir şehir ve dolayısıyla farklılıklar bu kültürün mutfağına da yansımış durumda. Şehirde gezerken bir yanda Türk usulü köftelerin piştiğini görmek, bir yanda Rus mutfağından özel çorbaların kokusunu almak, rengarenk ve çeşit çeşit sebze yemeklerini tadabilmek başlarda ilginç gelse de, bir süre sonra tüm şehrin barındırdığı bu çok kültürlü yapıya uyum sağlanıyor.

Belgrad’da gitmek istediğim onlarca farklı restoran ve bir o kadar çok tatmak istediğim yemek vardı ki başlangıçta şehri gezmeye vaktimin kalıp kalmayacağını merak ediyordum. Sırp kültüründe de bizde olduğu gibi uzun ve keyifli yemekler seviliyor. Bu nedenle tek bir öğün için güzel bir vakit ayırmakla doğru bir karar aldığımı fark etmiştim.

Böylesine zengin bir yemek kültürü içerisindeyken bu şehirde kaç gün kalacağınızı iyice düşünmenizi öneririm, özellikle yemek yemeyi seven biriyseniz Belgrad restoranları tam size göre.

Ben sizlere kahvaltı, öğlen yemeği ve akşam yemeği olarak her öğününüz için birer restoran önerisinde bulunacağım. Eğer yolunuz Belgrad’a düşerse mutlaka denemenizi tavsiye ediyorum. Haydi şimdi en güzel kısmı anlatmaya geçeyim.

 

İyi bir kahvaltı ile başlamak şart: Mala Gostionica

Mala Gostionica kaldığım hostelin verdiği broşür sayesinde gözüme çarpan bir yerdi. Arkadaşlarımla şehir gezintisinden önce güzelce doymak isterken elimize geçen bu broşürde farklı yumurta çeşitleri, geleneksel soslar ve ekmekler görünce gitmeye karar vermemiz pek de uzun zaman almadı. Tabi yapılacak olan indirimin de bunda etkisi yok değildi…

Burası aslında her öğününüz için seçenek bulabileceğiniz bir mekan. İçeriye girdiğinizde hemen mekana ısındığınızı hissediyorsunuz. Çok güzel bir dekorasyon, antika bir piyano ve oldukça tatlı yemek masalarıyla son derece başarılı bir izlenim bırakmıştı.

Kahvaltınız için tavsiyem peynirli ya da patatesli bir omlet sipariş etmeniz. Bu tabi yeterli gelmeyecektir, bizler zengin kahvaltılara alışkınız! Omletin yanında geleneksel tatları da denemek istediğim için menüyü karıştırdık, sonunda kajmak ve ajvar siparişini de verdik. Bunlar genel olarak Balkan kültüründe sıkça kullanılan soslar. Bize gelen beyaz renkli Kajmak’ın içerisinde paprika parçaları vardı ve güzel bir acısı mevcuttu. Diğer bir geleneksel sos olan Ajvar ise içerisinde yoğun olarak domates ve biber barındıran bir lezzet. İkisi de ekmeğinize sürüp yiyebileceğiniz bir kıvamda. Öyle güzeller ki kısa sürede ikincileri sipariş ediyorsunuz. Bu noktada atlamamak gereken bir güzellik daha mevcut, onlar muhteşem mısır ekmekleri! Soslarınızın yanında hemen orada pişirilmiş olan sıcacık mısır ekmekleri de gelince sakin bir şekilde yemek pek mümkün olmuyor.

Tüm bunların yanında söyleyeceğiniz bir fincan siyah çay ile keyifli bir şekilde kahvaltınızı yapıyorsunuz. Hatta sonrasında menüde olmamasına rağmen Türk kahvenizi söyleyip afiyetle içebilirsiniz. Karnınızın doyacağına eminim!

 

Saat 12’yi vurduysa: Via del Gusto

Güzel bir kahvaltıdan sonra tam enerjiyle şehri gezdiniz ve acıkmaya başladınız. Şimdi gideceğimiz restoran Via del Gusto. Burayı Belgrad’ın en gözde caddesi olan Knez Mihailova’da yürürken fark etmiştim ve bir öğünümü de bu mekana ayırmaya karar vermiştim. İçerideki oldukça şık dekorasyon ve restoran önünden geçerken gördüğüm yemek tabakları beni fazlasıyla çekti. Öğlen yemeği için ideal bir mekan olduğu gibi akşam yemekleri için de daha iddialı seçenekleri var.

Via del Gusto farklı çeşitte makarnalarıyla oldukça ünlü bir mekan. Benim de seçimim domates çorbası ve pesto soslu makarna olmuştu. Makarna konusunda söyleyebileceğim şey hayatım boyunca yediğim en güzel pesto soslu makarna olduğu. Kesinlikle tavsiye edebileceğim bir lezzet. Makarnanın üzerindeki kendi baharatlarıyla da beraber gerçekten keyifle tabağınızı silip süpüreceksiniz. Ancak iyice açsanız daha doyurucu ve ihtişamlı tabaklar da seçebilirsiniz.

Çorba konusunda o kadar da başarılı değildi ancak bu büyük ihtimalle bizim damak tadımızla alakalı bir durum. Domates çorbası bana daha çok sulandırılmış salça gibi gelse de birkaç arkadaşım gayet beğenmişti. Bu tat o kültür için gelenekselmiş. Sanırım burada sıkıntı bendeydi.

 

Şimdi sıra akşam yemeğinde: Dva Jelena

İşte geldik günün muhteşem kapanışına. Dva Jelena Türkçe’de İki Geyik olarak anlam buluyor. Burası Belgrad’a daha gitmeden önce bana defalarca övülen ve tavsiye edilen bir et restoranı. Menüleri temel olarak av etlerine dayanıyor. Eğer et tüketmiyorsanız buna uygun seçenekleriniz de var.

Dva Jelena Belgrad’ın bohem bölgesi Skadarlija’da bulunuyor. Akşam yemeğinizi yerken bir yandan canlı olarak Sırp müzikleri dinliyorsunuz. Çok farklı salata çeşitlerini de deneyebileceğiniz bu mekan uzun bir akşam yemeği için oldukça güzel.

Menüdeki çoğu ızgara türü Türkiye’de yapılanlara benziyordu. Bunlar meşhur Pljeskavica ve cevapi. Pljeskavica büyük bir köfte, cevapi ise Türkiye’deki İnegöl köfte seviyesinde bir yemek. Bu nedenle farklı bir şeyler denemek isteyebilirsiniz. Ancak tabi ki o meşhur tatları da denemelisiniz. Yemekten sonra tatlı için de birçok seçeneğiniz var. Mekanın eğlenceli müziklerle ve zengin menüsüyle sizi pişman olmadan göndereceğini düşünüyorum.

CategoriesSeyahat

Sen ne düşünüyorsun?